Bleach Rpg

Bleach'e Hazır Mısınız?
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Bir Dolunay, İki Sake...

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Bir Dolunay, İki Sake...   Cuma Şub. 26, 2010 11:44 pm

Gece olmuş, dolunay yine göstermişti merhametsiz yüzünü. Yanımdaki sake şişeleriyle bir keşi andırsam da umrumda değildi. Doğru düzgün sarhoş olamadığım sürece ne işe yarardı ki bir kadeh sake? Belki de bir yandaş olsaydı içip konuşacak, daha çabuk çıkabilirdim bulutlara. Ama ne hacet? Şuurum beni serbest bırakmamaya yemin etmiş sanki. Las Noches'in ücra bir binasının çatısına çıkmış sakelerimi içiyordum. Belki sabaha kadar içip, sonra da tüm gün uyuyacaktım. Belki de burada sızar, yere düşerdim. O sırada gecenin sonunu düşünmek istemiyordum. Tek istediğim biraz sarhoş olmak, unutmak isteyeceklerim listesinde ilk sırayı kapan anılarımdan biraz uzaklaşmaktı sadece.

Gecenin hafif esintileri saçlarımı dalgalandırıyor, boynumu yalayıp geçiyordu. Dizlerimi kendime doğru çekmiş, kollarımı da dizlerime dolamıştım. Gözlerimi kısmış, dolunayı izilyordum. Anılarımın ağına takılmış, bir kurtuluş kapısı arıyordum. Ama gücüm yetmiyordu, başaramıyordum. Olmayan ruhumda kaybolmuştum, iyi mi?

Gece ilerledikçe hava da soğuyor, üşümeye başlıyordum. Ama buradan kalkıp binanın içine girmek o kadar zor geliyordu ki. İlk defa bu kadar üşengeç olduğumu hissediyordum. Buracıkta uyumak istiyorum. Sonraki günlerde çekeceğim ağır gribi göze alabilsem belki uyurdum da, gelecek adımımı kendim bile hesap edemiyordum ki artık. Dizimi saran kollarımı bıraktım ve öylece yatıp, yıldızsız gökyüzünü izlemeye başladım. Siyaha çalan lacivertle boyanmıştı her yer. Boşluk... Her görebildiğim buydu. Kendimde de gökyüzünde de... Gökyüzü de benim kadar boştu sanki. Elimi uzatıp sonsuzluğa doğru uzattım. Parmaklarımın arasında parlayan bir yıldız gördüm. Tek başına kalmıştı. Onun dışında hiç bir yıldız görünmüyordu. Yalnız, tek, farklı... Bugün gökyüzü beni tanımlamaya çalışıyordu sanki kendi dilinde. Elimi indirip karnımın üstüne koydum ve gözlerimi kapadım. Esen rüzgar huzur veriyordu artık...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Akira Katsurou
Séptimo Espada
Séptimo Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   C.tesi Şub. 27, 2010 8:52 pm

Binanın üzerindeki bu garip reiatsu da neydi böyle. Espada seviyesinde olduğuna şüphe yoktu ancak kim çatıya çıkmak isterdi ki. Belki dünyada olsalar gecenin içinde parlayan yıldızların romantikliğine kapılmış biri derdi ama Hueco Mundo'nun sonsuz karanlığında parlayan yıldızlar yoktu ki. Yine de bir göz atmak fena olmazdı. Sonido'sunu kullanarak anında çatıdaki yabancının arkasında belirdi. Aslında yabancı demek yanlıştı, hatta neden reiatsusundan tanıyamadığını merak etmişti önündekinin iyi arkadaşlarından biri olan Ishikawa Ageha olduğunu fark ettiği an. Uzun zamandır geceleri ortadan kayboluyordu. Artık bu işin sırrı da çözülmüştü işte. Sakince ve onu rahatsız etmemeye dikkat ederek ona yaklaşıp elinde tuttuğu bardağa doğru hafifçe eğildi.

"Tam da tahmin ettiğim gibi... Pekala, madem içiyorsun benim için de biraz vardır heralde."

Yüzünde çocukça bir gülümseme vardı. Sanki onu bir yasağı delmişken yakalamış gibi bir ifade vardı. Hemen ardından da biraz umursamaz bir ifade almıştı yerini bu gülümsemenin. Aslında onun iyiliği için içmeye bir son vermesini yüzlerce kez söylemişti. Yine de karşısındaki o keçi inadıyla Ageha'ydı. Ne kadar ısrar ederse etsin bunun sonu gelmeyecekti. Akira da artık pes etmiş ve ona eşlik etmeye bile başlamıştı. Sakince yanına oturdu ve gökyüzündeki o sonsuz karanlığa bakmaya başladı. Sanki bir yerde sona eriyormuş, önlerine konan siyah bir karton görüyormuş gibi hissediyordu.


En son Akira Katsurou tarafından Paz Şub. 28, 2010 2:48 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   C.tesi Şub. 27, 2010 9:32 pm

Gözlerimi kapatmış, kendimi rüzgârın tatlı ninnisine bırakmıştım. Yavaş yavaş bastıran uyku vücudumu ele geçirmeye başlamıştı. Esen sıcak rüzgâr arada bir ısınmamı sağlıyordu bir yorgan misâli. Arkamda beliren tanıdık reiatsu dolunayın bile güvenilmez olduğu bu yerde, bana güven hissini veren nadir şeylerdendi. Yine de adını netleştiremiyordum sakeden uyuşmuş beynimde. Onun sıcacık sesi, üşümüş tenimi ısıtıyordu.

"Tam da tahmin ettiğim gibi... Pekala, madem içiyorsun benim için de biraz vardır heralde."

Akira-kun'un sesiyle irkilip, yattığım yerden kalkmış ve tekrar oturur pozisyona geçmiştim. Elimdeki sakeleri saklayıp kem küm etmenin bir faydası olmayacağını biliyordum. Zira elimde bir kez sake gördü mü, kaç kaçabilirsen! Uzun bir nutuk atar, ardından da hiç bir şey olmamış gibi devam ederdi. Ama bu sefer farklıydı. Nutuk atmak yerine benimle içmeye karar vermişti. Yüzümde oluşan o nadir içten gülümsemelerden birini takındım. Muzır gülümsemem ile ona doğru yaklaşıp dikkatlice baktım yüzüne.

"Eheh... Sanırım aptal shinigamiler öldü ve zafer kutlaması için bir tabu yıkıyorsun. İnanılmaz! Bugünü tarihe geçmeli..."


En son Ishikawa Ageha tarafından C.tesi Şub. 27, 2010 10:18 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Akira Katsurou
Séptimo Espada
Séptimo Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   C.tesi Şub. 27, 2010 10:16 pm

Gerçekten o kadar katı mıydı ona içmemesini söylerken? Yine de güzel bir espriydi bu. Yapmaya çalıştıkları şey gerçek olsa acaba o kadar mutlu olurlar mıydı? Sonuçta hedefsiz kalırlardı ki Akira da bundan nefret ederdi. Bu yüzden shinigamilerin onların yerine geçecek, uğraşılacak başka birileri ortaya çıkana kadar ortadan kaybolmalarını istemiyordu. Neyse ne, sonuçta ortadan kalkacaklarıdı, aynı onlara engel olmaya çalışan diğer herkes gibi. Shinigamiler, insanlar, vaizardlar ve onlara benzer diğer hepsi yok olacaklardı. Hueco Mundo, Seireitei ve insan dünyası... Hepsi onların olacaktı, herşey. yine de o ana kadar biraz sake beklemesine yardımcı olabilirdi. Sarhoşluğa karşı değildi. Yalnızca Ageha'nınki biraz fazla oluyordu artık. Sonuçta buraya gelebilen shinigamilerin varlığından söz edilen bir dönemde her zaman sarhoş olarak dolaşmak pek de iyi bir şey değildi.

"Hadi amaa... o kadar da katı olmadığımı biliyorsun."

Belki de gerçekten biraz fazla ciddiye alıyordu bu işi. Sonuçta ev sahibi takım olarak 1-0 önde başlıyorlardı maça. Yine de bu tedbiri elden bırakmak için yeterli bir sebep değildi. Bu maçı kazanmak için binlerce sayı bile yetmiyordu bazen. Ne dövüşler oluyordu ki saatlerce sürüyor, güç dengesi bir türlü oluşmuyor ve sürekli kader denen o oyuncu kişilik, taraf değiştirip duruyordu. Yine aklı savaşa gitmişti. Neden bu kadar savaş delisi bir mentalitesi vardı ki. Sonuçta önemli olan tek kavganın değil tüm savaşın sonucuydu. 'Herneyse' dercesine eline aldığı sakeyi ağzına götürüp biraz da olsa rahatlamaya çalışmaya karar vermişti sonunda. Belki bu Ageha'yı rahatlattığı kadar ona da iyi gelirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   C.tesi Şub. 27, 2010 10:36 pm

Yüzümdeki muzır gülümsemeyi silmeden onun yanıbaşına oturdum ve elimdeki sake kadehini dudaklarıma götürdüm. İşte şimdi bir işee yaramaya başlayabilirdi sake... Yanında bir dost varken kafayı bulmak, her şeyden daha güzeldi bana göre. Sake'nin ilk başta boğazıma uyguladığı o yakıcı tat, daha sonralarında paha bişilemez bir lezzete dönüşüyordu. Ah, aylarca susuz kalsam yine de sake içerdim!

"Dolunay... Dolunayı sever misin, Akira-kun?"

Sesimde sevimli ama bir o kadar da ciddi bir ton vardı. Akira-kun ve Aya-chan, yanında duygularımı biraz da olsun bulabildiğim nadir insanlardandı. Yani espadalardandı. Ah, her neyse... Başımı Akira-kun'un omzuna yaslayıp biraz kaldırarak ona baktım. Dolunayın saçtığı ışık, gözlerinin ışığı yanında o kadar sönük kalıyordu ki... Las Noches'ten kendimi soyutladım sadece ona baktığımı fark ettiğimde ise yanaklarım ısınmıştı. Başımı indirip garip bir ifade ile dolunaya bakmaya başladım. Umut doluydu sanki bu gece dolunay. Neden dolunayı bir insan gibi gördüğümü bilmiyordum ama onun, hem nefretimi kusabildiğim hem de huzurunu ödünç alabildiğim tek şey olduğu gerçeğini hiç bir şey değiştiremezdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Akira Katsurou
Séptimo Espada
Séptimo Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   C.tesi Şub. 27, 2010 11:20 pm

Dolunayı sevmek mi? Akira ona resmen aşıktı... Bu karanlığın içindeki tek ışık kaynağı olan ayı sevmemek mümkün müydü ki? Keşke ruhunu da aydınlatacak bir ay olsaydı. Güneş istemiyordu Akira. Sadece bir ay ona yeterdi. Zaten herkese güneş gelecek ışık onun karanlığında ancak ay gibi soluk gelirdi. Ama o ay bile yoktu Akira'nın soğuk, buz tutmuş kalbinde. Artık ona öyle geliyordu ki bu karanlığı ve soğuğu hiçbir şey normale çeviremezdi. Bir hollowa göre bile çok fazlaydı içindeki karanlık. Bazen düşünüyordu da, karanlık var mıydı ki gerçekten? Sadece ışığın yokluğu değil miydi o? Ne olursa olsun sonuçta ışık yoktu kalbinde. Daha doğrusu onda yıldızlar vardı. Ama ne bir ay vardı ne de güneş. Güneşler herkesin olsun ona sadece bir ay yeterdi. Bu kadar düşündükten sonra da ancak dalgın olarak cevap verebilmişti.

"Ben aya aşığım Ageha. Bazen onu alıp kalbime koyasım geliyor. Belki oradaki karanlığı az da olsa aydınlatabilir."

Nedenini bilmediği bir sebepten hafifçe ona yaklaşıp ardından da sarıldı. Ne yapıyordu böyle? Sake onu erken mi sarhoş eder olmuştu yoksa? Yine de bu yaptıklarının sakeyle ilgisi olmadığını gayet iyi biliyordu. Sadece bu yaptığına bir anlam verme çabası içinde daha da kayboluyordu. İçinden haykırmak geliyordu. Bir şeyler söylemesi gerekmezdi; sadece haykırmak istiyordu. Hatta resurreccionunu ortaya çıkartıp etrafı parçalamak geliyordu içinden. Nedenini bilemediği bir kini kusmak istiyordu, artık onu tutan barajları yıkarcasına.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   C.tesi Şub. 27, 2010 11:44 pm

Bir süre cevap gelmeyince onun dolunayda kaybolup gittiğini sanmıştım. Keşke ben de kaybolabilseydim bir yerlerde. Kendimden uzaklaşıp, onunla bütünleşebilseydim. Ama bu, bana bir hayâlden daha yakın değildi. Ne yaparsam yapayım, elime geçen hiç bir şey olmuyordu. Sarhoş olmak için içtiğim onca sake beynimi bir kaç dakikalığına uyuşturuyor ve ardından uçup gidiyordu sanki. Ben kendi düşlerim arasında kaybolmuşken dalgın bir ses beni ne yazık ki dünyaya geri getirdi.

"Ben aya aşığım Ageha. Bazen onu alıp kalbime koyasım geliyor. Belki oradaki karanlığı az da olsa aydınlatabilir."

Yüzümde oluşan tebessümü gizleyememiştim. Aya aşık olmak... Dolunay her zaman en güzel kadın olarak görülmüştü mitolojide. Daha doğrusu Ageha öyle düşünmüştü. Dolunayın ruhu öyle tasvir edilmişti ki, sanki tüm kadınların en iyi yönleri alınıp birleştirilse bile onu geçemezdi. Her gece acaba dolunay kadar güzel olsaydım nasıl bir kişiliğim olurdu diye düşünüyor, sonra bunun pek de umrumda olmadığını fark edip konuyu kapatıyordum. Ardından tekrar kanlı kabuslar...

"Bir şeye bağlanabilmek güzel bir duygu olmalı. Güç dışındaki güzel bir şeylere odaklanmak... Evet, şanslısın sanırım. Dolunaya aşık olmak... Şaşırmadım. O, o kadar mükemmel ki... Tüm duyguları içinde barındıran, ama hiç biri olmayan... Bu yüzden her gece dolunaya bakmadan edemiyorum, belki de. Ah her neyse... Sake! Sake yüzünden saçmalıyorum işte... Kusuruma bakma, Akira-kun~"

Başımı ona doğru kaldırıp sevimli ve mahçup bir gülümseme takındım. Ciddi anlamda saçmalamıştım bu sefer. Akira-kun'un her seferinde sake içmeme kızmasına şaşmamalı. Her an böyle saçmalayan biriyle uğraşmak can sıkıcı olmalı, değil mi? Derin bir nefes alıp gözlerimi kapattım. Keşke Aya-chan burada olsaydı. Başımı onun dizine koyar, o bana iç rahatlatıcı sözler söylerken uyurdum. Başımı Akira-kun'un göğsüne yaslayıp öylece uyuyakalmak da cazip gelse bile; ah hayır, Akira-kun'a o kadar da bela olmam.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Akira Katsurou
Séptimo Espada
Séptimo Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Paz Şub. 28, 2010 3:43 pm

Söyleyecek bir şey gelmiyordu aklına. Dolunaya aşıktı ama bu yetmiyordu ki hiçbir şeye. Sanki saçmalamış gibi bakıyordu Ageha yüzüne. Söylediği sözlerde en küçük saçmalık olmayan biri neden bunu yapma ihtiyacı hissederdi ki. Belki sakeye kendini fazla kaptırmıştı ama bu seferki sadece sarhoşluk olamazdı. Ortamda garip bir şeyin varlığını hissediyordu. Aklını biraz zorlayınca sarhoş olmadığını da fark etti. Sadece bilmediği bir sebepten dalgındı. Daha önce de Ageha yakınlardayken buna benzer garip bir ortam oluştuğunu fark etmişti ama bu seferki daha yoğundu. Neden Ageha yakınlardayken oluyordu bu sanki? Onu diğerlerinden bu kadar ayıran şey neydi ki? Kendisiyle ilgili olup da cevap veremediği sorular olmasından nefret ediyordu. Yine de içinden geçenleri orada tutmanın gitgide zorlaştığını hissediyordu. Birkaç saniye daha sessiz kaldıktan sonra artık bu hisse dayanamaz olmuştu.

"Sanırım dolunay bir arrancar olsaydı, senden başkası olamazdı. İkiniz de çok... farklısınız, güzelsiniz ve mükemmelsiniz."

Sonunda patlamıştı ha? Yine de bir patlamaya göre fazla sakin bir ses kullanmıştı. Sakin, rahat ve biraz da utangaç. Normaldeki Akira'ya çok ters düşüyordu bu ses. O her zaman hızlı yaşar, hızlı konuşur ve hızlı hareket ederdi. Daha önce hiç bu kadar sakin bir şekilde durduğunu hatırlayamıyordu. Ölümcül yaralar aldıktan sonra bile, bunu yapabileceği ilk andan itibaren herkesin itirazlarına rağmen kalkıp antrenman yapmaya gitmişti. Ageha'nın da o günü çok iyi hatırladığına emindi. Gözlerini ilk açtığı anda başında o vardı ne de olsa.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Paz Şub. 28, 2010 4:39 pm

Akira-kun'un dalgın bakışları her zamanki gibi beni esir almıştı. Hiçbir yerde eşi benzeri bulunamayacak olan o yeşil renk tüm dünyamı kaplasın istiyordum. Sonsuza dek o gözlere öylece bakmak sıkılmadan, usanmadan. Muzip gülümsemem yerini tatlı bir meraka bırakmıştı. Neden her sözümden sonra bu kadar çok beklediğini anlayamıyordum. Belki de saçmaladığım sözleri idrak etmeye çalışıyordu, kim bilir?

"Sanırım dolunay bir arrancar olsaydı, senden başkası olamazdı. İkiniz de çok... farklısınız, güzelsiniz ve mükemmelsiniz."

Omzuna yasladığım başımı kaldırıp kiminle konuştuğunu görmek için etrafıma bakındım. Ne ara biri gelmişti ki buraya? Ah, iyi de kimse yoktu bizden başka. Şaşkın bakışlarımı bu sefer Akira-kun'a çevirdim. Bu sakin tonu bana garip gelse de kalbimi okşuyordu sanki. Yanaklarımın ısındığını hissettim. Açık kalan ağzımı kapatıp sevimli ve masum bir gülümseme takındım. Son bir gayretle aklımdakileri -lanet olası sake yüzünden- bir çırpıda söyleyiverdim.

"Şaşırdım, Akira-kun. Oysa ki ben hep dolunay kadar güzel birinin eşi olacak o muhteşem kişinin sen olduğunu sanardım. Garip."


Ah, ben ne söylemiştim böyle?! Şaşkın ve panik içindeki gözlerimi kaçırmaya çalıştım. Kekeliyordum resmen. Ah, gerçekten trajikomik bir durumdaydım. Akira-kun beni şu çatıdan atmazsa iyidir.

"Ah, yani ben ş-şey. O anlamda sö-söylemed-dim. Yani! Uh, şey! Uhm... Ah, biliyorsun. Yani... Benim dolunay olmamdan bahsetme-medim. Yani ikimizin eş olacağını demek istemedim. Bunun aksini de demedim tabii. Yani, ah! Lanet olsun!"


Artık Akira-kun'un beni atmasına gerek kalmadan kendim atlayabilirdim çatıdan. Bu kızarmış profili çizdikten sonra nasılsa Akira-kun'un suratına bakamayacaktım. Ah, bir vaizard gelip beni öldürsün!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Akira Katsurou
Séptimo Espada
Séptimo Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Paz Şub. 28, 2010 5:08 pm

Bunda bu kadar heyecanlanacak ne vardı bilemiyordu. Ondan başka kim benzeyebilirdi ki dolunaya. Hiçbir shinigamide, insanda da arrancarda olmayan bir şey vardı Ageha'da. Her şeyden farklı olan bu özelliği neydi ki? Bilemediği bu şey Akira'nın içindeki garip hissin de kaynağı olmalıydı. Yüzünde sakin bir gülümsemeyle Ageha'ya baktı. Şaşırmış, heyecanlanmış görünüyordu Ageha. Gözlerini aydan ayırıp onun gözlerine çevirse de sanki iki aya aynı anda bakıyormuş gibi geliyordu ona. saatlerce bakabilirdi o gözlere. Aynı güneşli bir gökyüzü gibi masmavi parıldayan o gözlere... Yine de sessiz kalmayı da başaramayacak kadar heyecanlanmaya başlamıştı. Dövüşlerde bile heyecanlanmayan Akira için bu his de çok uzaktı.

"Neden bu kadar şaşırdığını anlayamıyorum Ageha-chan. Sonuçta ne burada, ne de shinigamiler arasında senin gibi biri yok. Yanındayken heyecanlandığım tek kişisin."


Az kalsın kekeleyecekti ama son anda ağzının kontrolünü kaybetmemeyi başardı. Kendini daha önce yapmadığı garip bir konuşmanın içinde bulmuştu birdenbire. Ne zaman görülmüştü ki onun birine iltifat ettiği. O her zaman insanların sinirlerini bozan, umursamaz ve bazen de düşüncesiz biri olmuştu. Bu yüzden birkaç saniye önce söylediği kelimelere kendi bile inanmakta güçlük çekerken karşısındaki Ageha'nın ona inanmaması için yeterince sebep vardı. Kaybolduğu o gözlerden bir saniye ayrılabilmişti ki artık dediklerinde eşek şakası olmadığını anlatmanın tek yolunu bulmuştu. Daha Ageha ne olduğunu bile anlamadan onu dudaklarından öptü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Paz Şub. 28, 2010 6:20 pm

Akira-kun'un gözleri aklımı başımdan almaya başlı başına yeterken yüzündeki sakin gülümseme sakenin de etkisiyle bende bayılma isteği uyandırıyordu. Sakinleşmeye çalıştığım her an gözleri beni esir alıyor, zihnimi sadece Akira-kun'un olduğu yerlere götürüyordu. Onun sesi, beni kendine bağlayan görünmez bir ağdı sanki. Onunla konuşurken, kendimi ruhuma o kadar yakın hissediyordum ki...

"Neden bu kadar şaşırdığını anlayamıyorum Ageha-chan. Sonuçta ne burada, ne de shinigamiler arasında senin gibi biri yok. Yanındayken heyecanlandığım tek kişisin."

Heyecanlanmak mı? Bunu söyleyen Akira-kun mu gerçekten? O her zaman sakin, aklı başında ve bir o kadar da mükemmel biri olmuştu. Sake yüzünden mi olmuştu tüm bunlar ona? Belki de sake içmeyi ona yasaklamalıydım, bir dost olarak. Ah, neden bu kadar mükemmel olmak zorunda, diye düşünürken kendimi onun dudaklarında buldum. Gözlerim sonuna dek açılmış, yanaklarım ise kızarmıştı. Gözlerimi kapatıp onu öpmem ise 2 saniyeden uzun bir süre almamıştı. Neler olduğunu anlamıyordum ve bildiğim tek şey; onu öpmemin sakenin verdiği sarhoşlukla bir alakası olmamasıydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Akira Katsurou
Séptimo Espada
Séptimo Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Ptsi Mart 01, 2010 10:23 pm

Bu garip his de neydi böyle? Bir neden bile bulamamışken neden Ageha'yı öpüyordu ki şimdi? Gerçekten sakeye mi yenik düşmüştü yoksa? Yine de daha önce yüzlerce kez bundan çok daha fazla içip sarhoş olmamıştı. doğrusunu söylemek gerekirse iyi bir içiciydi ve hiç içki yüzünden kontrolünü kaybetmemişti. Peki şu an yaptıklarını neden açıklayamıyordu ki? Neden duramadığını da anlayamıyordu. Daha önce aklından bile geçmeyen şey, birini öpme isteği, neden bu kadar yoğundu bu sefer? Aklı on binlerce soru işaretiyle doluydu. Her zaman konuştuğu o yüzdeler anlatmaya yetmiyordu şu anki durumu. Anlaşılan her şeyi açıklamaya yettiği sanılan matematik dünyası, iç dünyasını açıklamaya yetmiyordu Akira'nın. Kalbindeki o soğuk dünyanın özlemini çektiği ayın soluk da olsa bir silüetinin belirdiğini hissediyordu içten içe. Peki madem bu kadar kolaydı çözümü, neden daha önce fark edememişti ki. bir eliyle Ageha'nın beline sarılmıştı ve nazikçe yattılar çatının üstüne. Hiçbir amacı yoktu bu hareketin. Yalnızca içindeki lanet ses bunu yapmasını söylüyordu. Belki de yeniden hollowlaşıyordu Akira. Çünkü ancak bir hollow içindeki sese bu kadar kolay yenilirdi. Dudaklarını güçlükle onunkilerden ayırdı. Bu yaptığına inanamaz yüz ifadesi bu tür bir şeyin ilk kez başına geldiğini açıkça belli ediyordu belki de. Söyleyecek bir söz bulamıyordu. Belki aklı durmuştu ama kalbi konuşturuyordu ağzını bu kez.

"Sanırım kalbimde aradığım dolunayı buldum. Hayır,hayır... onu kesinlikle buldum"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Çarş. Mart 03, 2010 6:25 pm

Onu öpmemin bir amacı yoktu. O zaman neden onu durdurmuyordum? İçimde, savaş haricinde ilk defa konuşmaya başlayan ses onu öpmemi söylüyordu da ondan. Nedenini sorsam da söylememekte ısrarlıydı. Sadece ona uymamı emrediyordu, beynimi bloke ederek. Ve fısıltısı, beynimi uyuşturuyordu.
'Kalbini yıllar önce o aldı. Kalbin, onun içinde esir oldu. Onunla bütünleştin. Ona aşıksın...'
Aşk... Dünyadayken bile pek de umrumda olmayan bir kavramdı bu. Ne olduğunu hiç bilmemiş, doğrusu merak da etmemiştim. Kafayı güçle bozmuştum her daim. Ama şimdi, kalbimi ararken, Akira-kun'u bulmuştum. Ruhumu kalbime hapsetmiş, kalbimi de esaret altına almıştı. Kalbim onundu. Ben onunum. Belki de bu yüzden onu sonsuza dek öpmek istiyordum. O bana yakındı. Çatıya yatarken aklımdan neler geçtiğimi anlamak basitti. O benim çatıya yatmamı istemişti, ben de yatmıştım. Zaten kalbime sahipken neden bedenime de sahip olmasın ki, diye düşünmüştüm. Yanlış bir düşünce gibi gelmiyordu o anda. Sonradan da pişman olmayacağımı sanıyordum. Hayır,hayır, bundan emindim. Onun sıcacık sesi, yüzümü ısıtıyordu. Akira-kun'un bedeninin ısısı, bana huzur veren tek sıcaklıktı. Ve ben, sonsuza dek bu ısıyla kavrulmak istiyordum.

"Sanırım kalbimde aradığım dolunayı buldum. Hayır,hayır... onu kesinlikle buldum"

O dolunay zaten senin kalbindeydi, demek istedim, sen bana en başından beri sahiptin. Ama konuşmak o kadar zor geliyordu ki. Dudaklarımı tekrar onunkilere bastırdım. Ne kadar öpersem öpeyim, yetmiyordu, doyamıyordum Akira-kun'a. Dolunayın altında, bir bedenin ruhuna kavuşmasıydı bu, aslında. Yıllardır savaşı görmüş bu boş beden, kalbini buluyordu bir başkasının yanında. Belki de aşk buydu. Hayır, derin aşk buydu. Kalbinin bir başkasında yaşaması... Bundan şikayetçi falan değildim, olamazdım da. Ölsem dahi, Akira-kun yaşadığı müddetçe ben de yaşayacaktım. Akira-kun ölürse, ben de ölürdüm. Ki öyle bir durumda, yaşamamın da bir anlamı olmazdı. Dudaklarımı onunkilerden hiç ayırmak istemiyormuş gibi bastırırken, dolunayın bu geceye şahit olmasını istiyordum. Ellerim, benden emir almaksızın onun üstündekileri çıkartmaya başlarken, yanlış bir şeyler yapma riski savaşıyor olmasam dahi korkmama neden oluyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Akira Katsurou
Séptimo Espada
Séptimo Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Çarş. Mart 03, 2010 6:42 pm

Kendisi bile fazla ileri gittiğini düşünürken hiçbir olumsuz davranış görmemek Akira'ya cesaret veriyordu. Bu tür bir duyguyu ne dünyada tatmıştı ne de Hueco Mundo'da. Her şey çok... Ne olduğunu bile açıklayamıyordu işte. Onun için bu farklıdan, değişikten vb. çok farklıydı. Ageha'nın sıcaklığı yavaş yavaş kalbindeki buz kütlelerini eritirken Akira da sakeyle ilgisi olmayan bir sarhoşluk durumu içindeydi. Konuşması bozulmuyordu belki ama sarhoş gibi hissediyordu kendini. Bu çatıda yatıyor olmanın tek özel yanı, yanında Ageha'nın olmasıydı. Yine de beklemediği bir şekilde hissettiği o eller onun hissedilmeyecek kadar hafif bile olsa irkilmesine neden olmuştu. Ne yapıyordu Ageha böyle? Böyle bir yerde, böyle bir zamanda mı Akira'yı istiyordu? Yoksa o gerçekten içki yüzünden mi sarhoş olmuştu? O kadar da dayanıksız değildi Ageha ama durmaya da niyeti yokmuş gibi görünüyordu. Önce birkaç saniye heyecandan nefesini tutam Akira derin bir iç geçirmeyle karışık, yine de sakin olmayı başaran sesiyle konuştu.

"Madem sen öyle istiyorsun..."

Yanlış bir şey mi yapıyorlardı korkusu Akira'ya sadece bir an uğramış ve gitmişti. Bu konuda çekinmesini gerektirecek ek sebep çatıda olmalarıydı. Uyku tutmayan bir Espada ya da Arrancar onları kolaylıkla görebilirdi çünkü. Yine de gecenin bu saatinde onlar bile uykuda olurdu. Bu yüzden o konuda da endişelenmiyordu pek. Aklı sadece Ageha'ya aitti o an. Yeni fark etmişti ki çoktan başlamıştı onun üzerindekileri çıkarmaya zaten. Kalbinin acelesine rağmen o elinden geldiğince yavaş davranıp anın tadını çıkarmaya çalışacaktı. Madem bunu yapacaklardı, her anının tadını çıkarmak istiyordu. Bir yandan asla ayrılmayacakmışçasına Ageha'yı öpüyordu, diğer yandan bu hislerini neden daha önce fark etmediğini düşünüyordu. Aslında düşünemiyordu demek daha doğruydu. Çünkü aklında sadece Ageha vardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Çarş. Mart 03, 2010 11:38 pm

out: gerisini yazmasaksaksak mı? Zira gayet mâlum buradan sonra neler olacağı v.v
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Haruno Yuki
Gotei 3 Taichou
Gotei 3 Taichou
avatar

Mesaj Sayısı : 40
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Perş. Mart 04, 2010 4:45 pm

out: yazın yazın XD
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   C.tesi Mart 06, 2010 11:26 pm

out: çok isterdim derincim ama Akira benim kıvranmama neden olduğu için işler dönüyor..
in:
Onun dudaklarının sıcaklığını hissetmek, bana güven veriyordu. Yalnız olmadığımı hissediyordum bu hayatta. Soğuk ellerim onun ürpermesine neden olmuştu. Ancak sebebi soğukluğu değildi bariz. Belki de parmaklarımın kıyafetlerinin altına inmesiydi neden. Yüzündeki şaşkın ifade ise bu sanımı destekliyordu. Sesindeki ton hem şaşkınlık, hem iç geçirme hem de bir çok bastırılmış duygu içeriyordu.

"Madem sen öyle istiyorsun..."

Ben? İstemek? Hayatımda hiç bir şey istememiştim. Evet, sadece düşünmüş ve yapmıştım. Güçlenmem gerektiğini düşünmüş, çalışmıştım. Hueco Mundo'ya girmem teklif edildiğinde bunun iyi bir şey olduğunu düşünmüş, kabul etmiştim. Ama hiç istememiştim. İstemek. Arzu. Nefis. Bende olmayan sayısız şeylerden birkaçıydı bunlar. Birden beynimin çığlığıyla kendime geldim. Ne yapıyordum ben? Sahip olmadığım bir duyguya yenik düşüp de gökyüzünün altında Akira-kun'u teşhir etmek... Vücudumda hissettiğim sıcacık ellerle önce mayışmış, sonra da vücudumu reflekslerime bırakmıştım. Ancak her savaşımda kullandığım için asla yozlaşmayan reflekslerim, hakimiyeti beynime vereli çok olmuştu. Birden Akira-kun'un altından kaçmış, üstüm başım dağınık hâlde şaşkın şaşkın ona bakmıştım. Ben ne yapmak üzereydim, gerçekten? Yanaklarım ateşin gazabına uğramış gibi yanıyor, eş zamanlı olarak da kızarıyordu. Aldığım sık ve kesik nefesler onunla öpüşürken nefes almayı bile unuttuğumun göstergesiydi. Sesim fısıltıyla karışık bir çok duygu içeriyordu; üzüntü, yalvarma, yakarış ve türevleri...



"Hayır."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Akira Katsurou
Séptimo Espada
Séptimo Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 28
Kayıt tarihi : 21/02/10

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   C.tesi Mart 06, 2010 11:43 pm

Madem istiyorsan dediği zaman kabul etmişti zaten bu tür bir muameleyi. İstediği yerde durmakta özgürdü. Yalnızca bir tek şeye izin vermezdi gidip kalbini yeniden karanlığa gömmesine. Belki bencilceydi ama Ageha'nın ondan başkasıyla olabileceği düşüncesi içini kemirmeye şimdiden başlamıştı. Yalnış birşey yapmamışlardı ama çatıda bunu yapmak pek doğru da sayışmazdı. Biraz dağılmış olan üstünü düzeltti. Tekrar o sakin ama bir o kadar da hiperaktif adam olmuştu. Dalga geçtiğini belli eden, ciddi taklidi yapan bir ses tonuyla konuştu bir yandan ne ara çıktığını bile anlamadığı kolyesini sanki kravat takarmış gibi takarken.

"Sanırım biraz ileri gittim ha? Eğer sorun burada olmaksa buna çözüm kolay tabii."

İkinci cümlesini söylerken yüzündeki o alaycı ifade gitmiş, Ageha'ya göz kırmıştı. Ne zaman bu kadar sapıkça düşünmeye başlamıştı bu deli. Belki bunu sebebi sake olabilirdi işte. Ama ne diyebilirdi ki? Sonunda biraz insanı duygular aşılanmış olmalıydı ona ki birini sevebiliyordu. Burnunun ucunda ama göremediği sevgilisini keşfetmek için içmesi şat mıydı bu içkiyi? Eğer bu şarttıysa sonunda Ageha'nın neden bu kadar içtiğini anlamıştı. Belki de daha sık içmeliydi ha? Ya da içkiye karşı savaş vermeyi bırakmalıydı. Aslında pek savaşmıyordu ya neyse. Sadece Ageha'nın içmesini istemiyordu ama bugünden sonra ona da karışmamaya karar verdi. Yüzünde anlamlı bir gülücükle ve tekrar göz kırparak sözlerini tamamladı.

"Ne dersin?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Ishikawa Ageha
Quinto Espada
Quinto Espada
avatar

Mesaj Sayısı : 98
Kayıt tarihi : 21/02/10
Nerden : Kripton *-* Yeniden kuracağız!

MesajKonu: Geri: Bir Dolunay, İki Sake...   Paz Mart 07, 2010 1:37 am

Reddedişime karşı çıkmamış, öylece kabul etmişti. Bu beni rahatlatsa da daha demin bulunduğumuz durumun rezilliği Akira-kun'un esir aldığı kalbimi sıkıştırıyordu. Kızarmış suratımı kaldırıp da Akira-kun'un muhteşem çehresine bakmayı göze alamadan, başım önüme eğik, kıyafetlerimi düzeltiyordum. Gecenin alay dolu kahkahalarını duyabiliyordum. Pekala, istediğim yerde bunu bitirmek en büyük haklarımdan biriydi, ama bunu yapmamam gerekiyormuş gibi hissediyordum. Onun alaycı sesi isebeni çileden çıkartmaya yeterdi.

"Sanırım biraz ileri gittim ha? Eğer sorun burada olmaksa buna çözüm kolay tabii. Ne dersin?"

Şaşkınlıkla sonuna kadar açılmıştı gözlerim. Kıpkırmızı olmuş suratımı kaldırıp inanamıyormuş gibi ona bakmıştım. Çatıda, çölde, gökyüzünde, bodrumda, odada, veya herhangi bir yerde... Bunu reddetmemin nedeni çatının üstünde olmamız mıydı ona göre? Pekala, Akira-kun bazen gerçekten tam bir odun olabiliyordu. Zira şu anda bende kendimi çatıdan aşağı atma isteği uyandırmıştı. Ona tekrar 'hayır' demek, kendimi tüm bu binaların altına gömmekten daha zor olduğu için kafamı telaşla iki yana sallamakla yetinmiştim. Hızlıca ayağa kalkıp bulunduğumuz yerin tam tersi yönde yürümeye başladım. Dolunayın alaycı bakışlarından kaçarmışçasına, oradan uzaklaşmak istiyordum.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Bir Dolunay, İki Sake...
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bleach Rpg :: Hueco Mundo :: Las Noches-
Buraya geçin: